

Hasta Hakları Hepimizin İhtiyacı
Hazırlayan :Prof. Dr. Şükrü Hatun
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Bu yüzyılın başında bütün özellikleri
ile iki insan arasındaki ilişki olarak yaşanan ve dayanağını “güven” kavramının
oluşturduğu hasta-hekim ilişkisi, günümüzde hastaları ve hekimleri kuşatan
sağlık kuruluşlarının fabrika benzeri atmosferi içinde sıradan bir ilişki
haline gelmek üzeredir. Hastalar, gelişen tıp teknolojisi, giderek karmaşıklaşan
sağlık sistemi ve insancıllıktan uzaklaşan hekimlik karşısında kendilerini
güçsüz ve korunmaya muhtaç hissetmektedir. Bütün bunların üstüne eklenen
ve sağlık hizmetlerini serbest piyasa dinamiklerine (paraya) terkeden gelişmeler,
hem hastaları, hem de hekimleri köşeye sıkıştırmaktadır. Bu noktada, insanın
onurunun ve bütünlüğünün korunmasını ve hastaya kişi olarak gösterilen
saygının artırılmasını amaçlayan çabalara ihtiyaç vardır. Bu çabaların
bir ürünü olan hasta hakları son yıllarda sağlık hizmeti tartışmalarında
önemli bir yer tutmaktadır.
Hasta Haklarının Amacı: Önce Sağlıklı Olma Hakkı
Hasta hakları, esas olarak insan haklarının
ve değerlerinin sağlık hizmetlerine uygulanmasını ifade etmekte ve dayanağını
insan haklarıyla ilgili temel belgelerden almaktadır. Bir başka deyişle,
insan olarak saygı görme, kendi yaşamını belirleme, güvenli bir yaşam sürdürme,
özel yaşamda saygı görme gibi ilkeler hasta haklarının da temelini oluşturmaktadır.
Benzer şekilde, herkesin yeterli sağlık bakımı ile sağlığının korunması
ve mümkün olan en yüksek sağlık düzeyine ulaşması, temel insan hakları
arasında bulunmaktadır. Sağlık hizmetlerinin herkes için eşit, ulaşılabilir
ve sürekli olması ise, hasta haklarının en önemli amacını oluşturmaktadır.
Hasta haklarının geliştirilmesi için gösterilen çabaların diğer amaçları
şunlardır:
Hastalara sağlık hizmetlerinden tam olarak
yararlanma konusunda yardımcı olmak ve sistemle ilgili sorunların olumsuz
etkisini azaltmak.
Hastalarla sağlık personeli arasındaki
yararlı ilişkiyi desteklemek ve geliştirmek; özellikle de hastaların sağlık
hizmeti sürecine daha aktif katılımını cesaretlendirmek.
Hasta kuruluşları, sağlık personeli ve
sağlık yöneticileri arasındaki iletişim için yeri fırsatlar yaratmak, var
olanları güçlendirmek.
Temel insan haklarının korunmasını sağlamak,
başta çocuklar, psikiyatrik hastalar, yaşlılar ve ağır hastalar olmak üzere
tüm hastalara sunulan hizmetin insancıllaştırılmasını geliştirmek.
Hasta Haklarının Kapsamı ve Geliştirilmesi
Hasta haklarının kapsamı bazı uluslararası
belgelerce belirlenmiştir. Bunlardan ilki, Dünya Tabipler Birliği’nin 1981
yılında kabul ettiği “Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi”dir. Bu bildirgeye
göre; hastanın hekimini özgürce seçme, hiçbir baskı altında kalmadan karar
verebilen hekim tarafından bakılabilme, kendisine önerilen tedaviyi kabul
veya reddetmeye, kendisiyle ilgili tıbbi veya özel bilgilerin gizliliğine
saygı duyulmasını beklemeye, onurlu bir şekilde ölmeye, ruhi ve ahlaki
teselliyi kabul veya reddetmeye hakkı vardır. Bu bildirge esas olarak,
hekim-hasta ilişkisiyle ilgili hasta haklarını tanımlamakta; diğer sağlık
personeli ile sağlık kurumları karşısında hastaların haklarını içermemektedir.
Son yıllarda hasta haklarının ayrıntılı olarak yeniden tanımlanması için
çabalar yoğunlaşmış, 28-30 Mart 1994’te Amsterdam’da yapılan ve Dünya Sağlık
Örgütü Avrupa Bürosu’nca düzenlenen toplantıda “Avrupa’da Hasta Haklarının
Geliştirilmesi Bildirgesi” hazırlanmıştır. Bu bildirgede hasta hakları
altı ana başlıkta toplanarak ayrıntılı olarak tanımlanmıştır:
Sağlık hizmetlerinde insan hakları ve
değerleri,
Bilgilendirme,
Onay,
Mahremiyet ve özel hayat,
Bakım ve tedavi,
Başvuru.
Aynı bildirgede hasta haklarının
geliştirilmesine yönelik aşağıda belirtilen stratejiler belirlenmiştir:
Sağlık kurumlarının, sağlık personelinin
ve hastaların sorumlulukları, yetkileri ve haklarına ilişkin özel yasa
veya yönergeler hazırlanması,
Hasta ve sağlık personeli grupları arasında
ilişki ağı kurulması,
Hükümetlerin hasta hakları alanında çalışan
kuruluşların etkili olmasını sağlaması ve bu tür kuruluşların kurulmasını
desteklemesi,
Ulusal düzeyde yapılacak sempozyum ve
konferanslar ile hasta hakları konusunda ortak duygu geliştirilmesi,
Medyanın katkısı ile hasta hakları konusundaki
duyarlılığı artırmak, yapıcı tartışmaları uyarmak ve halkı bilgilendirmek,
Hasta haklarıyla ilgili değişik ülke
deneyimlerini izlemek, değerlendirmek.
Hasta Haklarının Korunması ve Yeni Eğilimler
Hasta haklarının dayanakları ve korunması
konusunda ülkeler arasında önemli farklılıklar vardır. Genel olarak, etik
yönergeleri, Tabip Birliklerinin yönergeleri, genel ve kişi hukukunu düzenleyen
yasalar hasta haklarına dayanak oluşturmaktadır.
Son yıllarda hasta haklarının tıbbi
etikten çok yasal düzenleme ile korunması yönünde bir eğilim görülmektedir.
Bu eğilim doğrultusunda Hollanda, Finlandiya ve Norveç gibi bazı Avrupa
ülkelerinde hasta örgütlerinin de katılımıyla hasta hakları yasaları hazırlanmış
ve yakın zamanda Hollanda Parlementosu böyle bir yasayı onaylamıştır. Yine
Hollanda’da Tabip Birliği ile Ulusal Hasta Örgütü, hasta ve hekimlerin
sorumluluk ve hakları konusunda ortak çalışmalar yapmışlardır. Birçok ülkede
hasta örgütleri, hasta haklarının tarafı olarak kabul edilmektedir.
Hasta hakları, daha iyi sağlık ortamı
için hasta ve hekimlerin birlikte sahip çıkması gereken haklardır. Ülkemizde
birçok temel haklar gibi, hasta haklarının kullanılamadığı bilinmektedir.
Hasta hakları, genellikle hekim hataları nedeniyle kamuoyunun gündemine
girmekte, bu nedenle de gerçek kapsamı ile değerlendirilememektedir. Daha
önce anlatılan gelişmeler dikkate alındığında ülkemizde de hasta haklarının
sağlık hizmetlerinin önemli bir destekleyici öğesi haline gelmesine yönelik
kapsamlı çabalara ihtiyaç vardır.